Anadolu mutfağının baharat rafında, rengiyle göz alan, tadıyla damakları şenlendiren özel bir yer vardır: Sumak. Limonun olmadığı zamanlarda atalarımızın "ekşi" kaynağı olan bu baharat, yabani sumak ağacının meyvelerinden elde edilen, doğanın bize sunduğu kızıl bir mucizedir. Sadece soğan salatasının değil, kebaplardan dolmalara kadar pek çok yemeğin lezzet sırrıdır.
İpek Değirmen olarak, gıda boyası veya kimyasal katkı maddesi içermeyen, güneşte kurutulmuş ve geleneksel yöntemlerle hazırlanmış gerçek sumağı sizlere sunuyoruz. Yemeklerinize o eşsiz mayhoşluğu katmak için hemen DOĞAL SUMAK BAHARATI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN ve lezzet farkını keşfedin.
Sumak, Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz bölgesinde yetişen çalımsı bir ağacın meyvesidir. Bu meyveler toplanır, kurutulur ve (genellikle az miktar tuzla) dövülerek baharat haline getirilir.
Tadı Nasıldır? Sumak, limona benzer bir asiditeye sahiptir ancak limon kadar keskin değildir. Daha meyvemsi, hafif topraksı, çiçeksi ve dengeli bir ekşiliği vardır. Bu özelliği, onu yemeklerin tadını bastırmadan lezzetlendiren mükemmel bir "dengeleyici" yapar.
Piyasada "sumak" adı altında satılan ürünlerin birçoğu ne yazık ki sitrik asit (limon tuzu) ve gıda boyasıyla renklendirilmiş talaş tozu veya mercimek unu içerebilir. Gerçek sumak ile sanayi tipi sumağı ayırt etmeniz için karşılaştırma tablomuz:
| Özellik | İpek Değirmen Doğal Sumak | Market (Sanayi) Tipi Sumak |
|---|---|---|
| Renk | Koyu Bordo / Kiremit Rengi | Canlı Neon Kırmızı (Boyalı) |
| Koku | Meyvemsi ve Ekşi | Kokusuz veya Yapay |
| Su Testi | Rengini yavaşça suya salar | Suya atıldığı an boya verir |
| Doku | Hafif nemli ve yağlı | Tamamen kuru toz |
Sumağı sadece salatada kullanıyorsanız, ona haksızlık ediyorsunuz demektir. İşte sumağın mutfaktaki yetenekleri:
Yağlı et yemeklerinin, kebapların ve köftelerin yanında sumaklı soğan servis edilmesinin bir sebebi vardır: Sumağın asidik yapısı, etin yağını dengeler ve sindirimi kolaylaştırır. Ağızda ferah bir tat bırakır.
Özellikle patlıcan dolması ve yaprak sarmasının iç harcına veya pişme suyuna sumak eklemek, yemeğe o aranan "ekşili" lezzeti verir. Limonun kabuğundaki acılığın yemeğe geçmesini istemeyen şefler sumak kullanır.
Mantının üzerine dökülen sosun içine veya doğrudan yoğurdun üzerine serpilen sumak, hem görsel bir şölen sunar hem de lezzeti patlatır. Cacık, haydari veya yoğurtlu semizotu salatasında harikadır.
Zeytinyağı, nar ekşisi ve sumağı karıştırarak yaptığınız sos; roka, marul veya gavurdağı salatası için mükemmeldir.
Mercimek çorbası, ekşili köfte veya bamya çorbası gibi yemeklerde, servis esnasında üzerine serpilen bir tutam sumak, çorbanın karakterini değiştirir.
Sumak sadece bir lezzet verici değil, aynı zamanda sofranizdaki "mini eczane"dir:
Doğal sumak hafif yağlı ve nemli olduğu için sıcağı sevmez. Ağzı kapalı cam kavanozda, serin ve güneş görmeyen bir dolapta (hatta çok sıcak bölgelerde buzdolabında) saklanmalıdır.
Genellikle servis esnasında veya pişmeye yakın atılır. Ancak dolma gibi yemeklerde, lezzetin pirince işlemesi için harcın içine baştan konulabilir.
Hayır. Toz sumak, meyvenin kurutulup öğütülmüş halidir. Sumak ekşisi ise bu meyvelerin suda bekletilip suyunun yoğunlaştırılmasıyla (nar ekşisi gibi) elde edilen sıvı formdur. Her ikisi de benzer tat profiline sahiptir.
Sumak, Anadolu topraklarının bereketi, sofralarımızın kırmızı süsüdür. İpek Değirmen'in katkısız, boyasız ve doğal sumağı ile yemeklerinize hem renk hem de sağlık katın. Afiyet olsun!